9 Eylül 1963 Aligarh 20.30

Canım anneciğim, biricik ablacığım,

Size en son Perşembe günü yazmış ve aynı gün postalamıştım. O akşam yemekten sonra, yurda bu sene yeni gelenlerden 3.50 rupi topladılar. Tabii ben de verdim. Burada bir adet var. Her yurtta, yurda o sene ilk defa gelmiş olanlardan para toplanıyor. Bu para ile bir tanışma partisi veriliyor. Partiyi eski öğrenciler organize ediyor. Buna Introduction Night yani “tanışma gecesi” deniyor. Bizim yurdunki dün gece oldu. 6.30’dan 11.30’a kadar sürdü ve çok eğlendik. Bu geceyi etraflıca anlatmadan önce daha önceki günleri anlatmalıyım. Cuma günü öğleden önce fakültede öğleden sonra da bermutat yurtta idim. Cumartesi sabahı dersten çıkınca 12.00’da Shamshad Market’e (üniversite çarşısı- burada bir öğrenci için gerekli pek çok şeyi bulmak mümkün) gittim. 13.00’da yurtta idim. O gün aldıklarım; Bir kutu toz sabun, bir banyo sabunu, bir kavanoz reçel, bir şişe domates suyu (Bizim kıza ne oldu diyeceksiniz. Maalesef benim üzüldüğüm ama sizin sevineceğiniz bir haberim var. Bir haftada birden bire öyle iştahlandım ki eskiden sadece sabahları yerken şimdi ikindi kahvaltısında da reçel yiyorum ve reçeller de çok nefis. Bilirsiniz eylül benim reçel yeme ayımdır. Domates suyu dedim ama çok koyu ve çok nefis. Taylandlı kızlar pilava koyuyorlar yerken; ben de denemek istedim, cidden çok nefis. Bir kiloluk bir şişe sadece bir rupi ki çok ucuz.) Tükenmezim için iki yedek uç, 8 tane muz (buranın muzları ayak azmanı ve 8 tanesi 0.50 yani 16’sı bir rupi), bir kutu portakallı bisküvi, ve bir de ödevlerimi koymak ve gerektiğinde okula giderken kullanmak için plastik bir dosya (çanta gibi de kullanılıyor. Ankara da hiç rastlamamıştım.) Bütün bunlar için rikşa dahil 10.77 rupi harcadım. Yurda gelmeden yolda Mrs. Barnard ve Mrs. Rahman’a rastladım. Mrs. Barnard pazar günü için öğle yemeğine davet etti ve bir kumaş aldım, modeli için bana fikir ver dedi. O anda içimden geldi, isterse elbisesini dikebileceğimi söyledim. Çocuklar gibi sevindi. Zira giydiklerimi çok beğeniyor. Ertesi sabah yani dün saat 8.00’de Mrs. Barnard’ın evinde idim. Lacivert goblin ve beyaz desenli saten poplin almış. Bir de emanet dikiş makinesi bulmuş. Anneme yaptığım gibi beli kesiksiz önü dört arkası üç parça yaptım. Kısa takma kolu var. Bilseniz ne güzel oldu. Yurda akşam 19.00’da döndüm. Öğle yemeğinde ve ikindi kahvaltısında Mrs. Barnard etrafımda pervane oldu. Çok sıkı çalışmamama rağmen elbisenin yalnız fermuarı dikilecek, onu da dikebilirdik ama yoktu. Bugün alacak, yarın dersten çıkınca oraya gideceğim beni yemeğe bekliyor. Sonra da fermuarını dikip elbiseyi ütüleyeceğim. Makineyi yarın akşam iade edecek. Biliyorsunuz fisto elbisemin kumaşından olan bluzumun yaka ve kol pervazları geçmemişti. Öylece duruyordu makinesizlikten. Yarın onu da yapacağım. Bu suretle beyaz fisto bluzum biraz dinlenmiş olacak. Mrs. Bannard çok uzun boylu fazla şişman sayılmaz ama karnı var. İlk defa kesiksiz bir elbise giyiyormuş. Koyu renk olduğu için de ayrıca kendini pek ince gösterdi diye çok sevinçli. Aynada kendisini görünce bana “sihirbazsın, beni nasıl incelttin” diye iltifat etti. Daha önce hiç kimseye, hatta dikiş bildiğimden bile bahsetmeyeceğime dair söz vermiştim ama ne yapayım ki giydiklerime iltifat ettiklerinde “ben diktim” demekten kendimi alamıyorum. Mamafih bunda bir tehlike yok zira Aligarh’da ben dahil üç hanım var batılı. Öbürleri hep sari giyiyor. Ayrıca büyük bir yükten kurtulmuş gibi hafifledim. Zira Mrs. Barnard’a borçlu hissediyordum kendimi ve durumum ona mukabeleye müsait değil ve olmayacak da. Burada en alelade bir poplini 50 rupiye dikiyorlar. Pervasız ve şöyle böyle. Yani Mrs. Barnard’a borçlu olmaktan kurtuldum.* Anneciğim ablacığım, Mrs Barnard’dan gelince doğru yemekhaneye gittim. 6.30’da yani 18.30’da gelmeye başlamışlardı. 19.15’te Kolej müdürü, yurt müdürleri ve bazı yurtta kalan hocalar da geldi. Yeni kızlar gurup halinde numaralar yaptılar. Çok güzel şarkılar dinleyip danslar seyrettik. Her yeni kız bir şey yapmak zorunda. Benimki çok kolay, bir şarkı söyledim oldu bitti. Rana mahalli kıyafetle dans etti. Dün gece çok güzeldi. 9.00- 10.00 arasında yemek yenildi. Sofrada hatıra gelecek her türlü yiyecek vardı. Yemekten sonra tatlı, meyva ve kahve verildi. Dün çok nefis şeyler yedim ve dediğim gibi iştahım yerinde. Derslerim iyi gidiyor. Ders dışında başka hiç bir meşgalem olmadığı, her şey önümde hazır olduğu için rahatlıkla çalışıyorum ve hoca lazım, şeytan kulağına kurşun birer melek (Hepsinin sonsuz teşekkür ve hürmet hisleri var ısrarla yazmamı istediler- iletirim). Size Yalova’ya hoş geldiniz! İnşallah banyolarınız şifalı olur der, hasretle ellerinizden öperim. Aligarh dan kucak dolusu sevgiler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir