19.08.1963 Aligarh 20.30

 

Canım anneciğim, canım ablacığım,

15.08.1963 gün ve (5) sayılı mektubunuzu bugün saat 15.00 de aldım. Çok pek çok teşekkürler.

Ben de önceki mektubumda da yazdığım gibi dün öğleden sonra Dr. Shamoon İsraili nin evine davetli idim. Kahvaltı diye gittim. Ama bir fincan çayı mükellef bir sofrada ikram ettiler. Neler yoktu ki. Dr. İsraili nin hanımı çok nazik. Daha önce beni yurtta da ziyaret etmişti. Üçü kız üçü erkek altı çocukları var. En büyükleri Ercüment Pervin (kız) üniversite ikide. En küçükleri Beşşar (erkek) da henüz dört yaşında. Aile son derece sevimli ve sempatik. Yurda kızıyla döndüm. (Son derece nazik bir insan Dr. İsraili). Bu sabah Fakülte de idim bermutat 12.00 de dersten çıkınca Prof. Barnard’ın odasına gittim. Beni bekliyordu. Birlikte Fakülteye çok yakın olan evine gittik. Evi çok güzel. Benim için ahçısına özel yemekler hazırlatmış. Kendimi evimdeyim sandım. Bilseniz Mrs Barnard ne kadar tabii, asil ve iyi bir insan. Bana 14 yaşındaki oğlundan aldığı mektubu okudu. Herşey mükellef ama bir tek derdi var. Yalnız sofraya oturmaktan nefret ediyor. Ben davetini kabul ettim diye öyle sevinçli idi ki. Oxford’dan Aligarh Üniversitesine bir yıl için okutman olarak gelen Mr. Paul Martin şerefine Staff Club da verilecek partiye, Prof Khan ( İngilizce bölüm başkanı ) beni de davet etti. Bu akşam saat 17.00 de Staff Club da idim. Mrs. Barnard’dan 15.00 da izin isteyip yurda döndüm. Hem banyo yapıp üzerimi değiştirdim hem de umduğum mektubu aldım. Ayrıca yurt müdüründen izin alıp defteri imzalamamda gerekiyordu. Yurdun kaidelerine uymak zorunda herkes. Müdürümüz ders saatlerini biliyor. Bunun dışında yurttan her ayrılışımı muhakkak surette deftere yazmak zorundayım. Bu çok tabii ve hatta zaruri. Eğer biri gelirde kızlardan birini ararsa önce deftere bakıyorlar. Yurtta olup olmadığı anlaşılıyor. Giderken ayrılış gelince de varış saatlerini yazıyoruz. Ayrıca çıkış maksadı veya ziyaret edilen kimsenin adı da yazılıyor. Eğer dönüş 18.30 dan sonra olacaksa ayrıca müdürden izin almak gerekiyor. Üniversite mezunu olupda M.A. veya Ph.D. yapanlar için bu böyle diğerleri ancak bunlardan birinin refakatinde çıkabiliyorlar ya da toplu halde. Mrs. Hamide Mesut beni çok seviyor izin için gittiğimde “sizi davet etmeleri beni çok sevindiriyor. Yalnızlık hissetmiyor, sıkılmıyorsunuz diye çok memnunum” dedi. Staff Club den 18.45 de döndüm. Çok memnundum. Doçentlerden birinin yine doçent olan eşi ile ben Mr. Paul Martin’in birer yanında yer aldık. Bana çok iltifat ve ikramda bulundular. Önce salonda çay ve beraberindeki nefis şeyleri tatık. Sonra da veranda da oturduk. Veranda tenis kortuna açılıyor. Burada çiçeklerin renkleri kaleme gelmeyecek kadar çeşitli ve güzel. Bu sabah Dr. Nazir Ahmet İngilizce bölüm başkanına bir mektup yazıp benim ayrıca özel olarak İngilizce çalışmak istediğimi bildirmişti. Prof Khan mektubu almış bu hususu görüşmek üzere 10.30 da (yarın sabah) beni bekleyecek. Bunu ben istedim. Perşembe günü de Allah izin verirse Dr. Nazir Ahmet ile sistemli bir Urduca öğrenimine başlayacağız. Ders saatlerini İngilizceye uyduralım dedi Dr Nazir Ahmet. Yalnız çalışırsam çok yoruluyorum. Önce Farsça İngilizce (Farsça o kelimenin karşılığını bilsem bile İngilizcesi için bakmam gerekiyor) sonra da İngilizce- Türkçe lügata bakmak çok zaman alıyor. (Bugün İngilizceniz çok güzel neyi öğrenmek istiyorsunuz diye sordu da Prof. Khan, Mrs. Barnard “Oxford İngilizcesi” diye cevap verdi). İnşallah Türkiye’ye ana dilimden gayri üç dili Türkçem gibi biliyor olarak döneceğim. Bundan sizinde en az benim kadar sevinç duyacağınızdan eminim. Ablacığım yabancı öğrenciler derneğinde sadece üyeyim. Faal hiç bir görevim olmadığı gibi olmaz da. Emin olabilirsin. Satırlarımı sonlar, hasretle ellerinizden öperim.