12 Ağustos 1963 Aligarh 7.30

 

Çok sevgili anneciğim, ablacığım,

 

Size Perşembe sabahı fakültede yazmış, öğlen yurda gelince de postalamıştım. Perşembe günü 9.00 da dersim yok. Edebiyat tarihini Perşembe ve Cuma olmak üzere iki grupta yapıyoruz. Ben ikinci gruptayım. Cuma günleri yapıyorum o dersi. Fakülteye erken gitmiştim. O yüzden size seminer kitaplığından yazdım. Cuma günü yemekten sonra toplu halde müdürle birlikte bütün yeni talebeler hastaneye gittik sıhhi kontrol için. 2.00 den 5.30 a kadar sürdü muayene. Tam, bir heyeti sıhhiye muayenesi idi. Herkesi aşıladılar. Aşıyı karışık yapıyorlardı (Kolera ve Tifo). Ben karma aşısı olduğumu söylediğim için bana yalnız tifo aşısı yaptılar. Nispeten daha az acı verdi. Kızların hemen hepsi ateşlendiler. Hamdolsun ben rahatsızlık hissetmedim. Yalnız ilk iki gece sol tarafıma yatamadım. Bu muayene altı ayda bir yapılırmış. Eski talebeler de Cumartesi günü gittiler. O gün hastaneden yurda geldiğimde hastalandım. Geçen ayın 14 ünde hastalanmıştım. Biraz erken ama hiç sancılanmadım Allaha şükür. Az değil, ama o kadar rahatım ki. İlk gün ablamın elleriyle diktiklerinden birini kullandım. Ama yıkamak değil de kurutmak çok zor oldu. Çünkü havalar nispeten yağışlı ve dolayısıyla rutubetli ve hemen daima bulutlu. Bu yüzden pamuk kullanmaya karar verdim. Cumartesi günü okul dönüşü büyük bir paket preslenmiş paket aldım. Bana bir hafta kafi geleceğini sanıyorum. 1.65 rupi ödedim. Yani 3.30 kuruş. Ayda bu kadar parayı buna ayırabilirim. Hem yıkamak için vakit kaybetmemiş olurum. Hastalığımın mühim günleri tatile rastladı. Bugün okul yok. Daha önce de iki defa tatil olmuştu. Yazmıştım sanırım. 3 Ağustos’da Bara Waffat bayramı, 5 Ağustos’ta Raksha Bahandan bayramı, 12 Ağustos’da Janam Mashtmi. 15 Ağustos’da Independence Day (Bu Hindistan’ın istiklal bayramı). Yani hem bugün hem de Perşembe günü mektep yok. Bu bayramlar bir hafta önce talebeye yazıyla duyuruluyor. Yazıyı okuyunca gayri ihtiyari Türkiye’de iken söylemimi hatırladım. Gerçekten Hindistan’da hemen her gün bayram. Burası Festivaller ülkesi adeta. Bunlar pek genelleşmiş olanları. Daha, mahalli pek çok bayramları varmış. Dün gece halk belli pek eğlendi. Mızıka ve şarkıları yurttan duyuluyordu… Cumartesi günümde kalmıştık. O gün, Aligarh Üniversitesinde okuyan yabancı öğrenciler derneğinden bir davet mektubu aldım. Beni Pazar sabahı saat 8.30 da ki yıllık toplantılarına çağırıyorlardı. Ayrıca bizim bölümün benden gayri yegane yabancı öğrencisi Zengibar (Ama zenci değil. Belki de melez bilmiyorum. Ama bizim gibi. Hatta kırmaya göre kumral) la Ali’de geldi, (eski idare heyetinde veznedarmış) ve beni özel olarak bir ikinci kez davet etti. 8.30 da değil de 9.00 da gelmemi de ayrıca ilave etti. (Hindistan’da randevuya sadakat diye bir şey maalesef yok gibi) gerçekten 9.00 da gittiğimizde henüz 4-5 kişi vardı. Ben Tayland’lı Marasri ile gittim. Aligarh’da benden gayri beş kız öğrencinin beşi de Taylandlı. İkisi Delhi’ye gitmişti tatil dolayısıyla. Marasri bana arkadaşlık etti. Bizi Ali ve Marasri’nin erkek kardeşi karşıladı. Toplantı Afitab Hostel (Erkek yurtlarından biri ama şahane bir bina) ın yemek salonunda idi. Eski ulama heyeti aklandıktan sonra seçimlere geçildi. Bir başkan, bir as başkan, bir genel yazman, bir sayman üç de kurul üyesi seçildi. Beni de üye kaydettiler ve diğer üyelere takdim ettiler. Yabancıların çoğu Afrikalı ve Güneydoğu Asyalı. Başkan olması şerefine Epie, beni Marasri’yi (İkinci r yazılıyor ama okunmuyor) ve ağabeyi Yong-yu’yu kitaplık kantinine götürdü. Çikolatalı dondurma ve pirzola ikram etti. Sonra saat birde Marasri ile rikşaya binip yurda döndük. Geldiğimde bir mektup buldum. Mrs. Mümtaz Haydar beni saat 5.00 de evine akşam çayına davet ediyordu. Evin yurdun içinde olduğundan izin almama gerek kalmadan gittim. 5.00 den 6.30 a kadar oturdum. Önce çok nefis mahalli bisküvitlerle sütlü çay sonrada çikolatalı dondurma ikram etti. Başka davetlilerde vardı. Mrs. Mümtaz’ın evi harikulade döşeli. Tahmin edeceğiniz gibi dün hiç çalışamadım. Ama mektubu postaladıktan sonra çalışmaya başlayacağım. Sizden yarından sonra mektup alacağımı umuyorum. Bilseniz sizleri nasıl özledim. (Burayı anneme okuma) Sizden bir haber aldığım gün bayramım olacak. Düşünün sizlerden ayrılalı tam 20 gün geçti ve en ufak bir habere sahip olamadım bu zaman zarfında. Gerçi tabii, ama bu kadar uzun bir süre her şeyden habersiz olmak çok zor. Satırlarımı sonlar hasretle ellerinizden öperim. Selamlar.

“12 Ağustos 1963 Aligarh 7.30” için bir yanıt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir